"unwinnable" in Turkish
Definition
Her ne yapılırsa yapılsın kazanılması mümkün olmayan durum, oyun veya çatışma için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle oyun, savaş veya çaresiz durumlara kullanılır; kazanılması mümkün olmayan anlamındadır. 'Zor' ile karıştırmayın; bu durumda hiç şans yoktur.
Examples
This is an unwinnable game.
Bu, **kazanılamaz** bir oyun.
The task seemed unwinnable to the students.
Bu görev öğrenciler için **kazanılamaz** görünüyordu.
The team gave up because the match was unwinnable.
Takım maçı **kazanılamaz** olduğu için pes etti.
It felt like we were fighting an unwinnable battle against time.
Zamana karşı **kazanılamaz** bir savaş veriyorduk gibi hissettik.
Sometimes arguments with him are just unwinnable.
Bazen onunla tartışmalar tamamen **kazanılamaz** oluyor.
No matter what I tried, the puzzle was unwinnable for me.
Ne yaparsam yapayım, bulmaca benim için **kazanılamaz**dı.