Herhangi bir kelime yazın!

"unsolved" in Turkish

çözülmemiş

Definition

Henüz çözülememiş olan, açıklanamayan veya cevabı bulunmamış olay, sorun ya da gizem için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle 'unsolved murder', 'unsolved case', 'unsolved mystery' gibi ifadelerde kullanılır; hâlâ çözümü bulunmamış olaylar ve bilimsel/sayısal problemler için uygundur.

Examples

The case has remained unsolved for over twenty years.

Dava yirmi yıldan fazla süredir **çözülmemiş** durumda.

There are many unsolved mysteries in the world of science.

Bilim dünyasında pek çok **çözülmemiş** gizem bulunmaktadır.

The police closed the file, leaving the murder unsolved.

Polis dosyayı kapattı ve cinayet **çözülmemiş** olarak kaldı.

What bothers me is not the answer — it's all the unsolved questions we never even thought to ask.

Beni rahatsız eden cevabı değil — üzerinde hiç düşünmediğimiz tüm o **çözülmemiş** sorular.

The documentary digs into one of the most infamous unsolved crimes in American history.

Belgesel, Amerikan tarihindeki en meşhur **çözülmemiş** suçlardan birini inceliyor.

Some of math's greatest unsolved problems have stumped the brightest minds for centuries.

Matematiğin en büyük bazı **çözülmemiş** sorunları, yüzyıllardır en parlak zekaları zorlamıştır.