"uninhibited" in Turkish
Definition
Kendini kısıtlamadan, rahat ve özgürce davranan ya da konuşan kişi veya davranış.
Usage Notes (Turkish)
Genelde pozitif anlamda, rahat ve özgüvenli kişiler veya yaratıcı ifade için kullanılır; fakat bazen aşırılık anlamı da taşıyabilir.
Examples
He gave an uninhibited performance on stage.
Sahnede **çekingen olmayan** bir performans sergiledi.
Children are often uninhibited when they play.
Çocuklar oyun oynarken genellikle **çekingen olmayan** olurlar.
Her laughter was uninhibited and genuine.
Onun kahkahası **çekingen olmayan** ve içtendi.
After a few minutes, the group became totally uninhibited and started dancing wildly.
Birkaç dakika sonra grup tamamen **çekingen olmayan** hale geldi ve çılgınlar gibi dans etmeye başladı.
He’s so uninhibited at parties—it’s like he has no filter.
O, partilerde öylesine **çekingen olmayan** ki—sanki hiçbir sınırı yok.
The artist’s uninhibited use of color made the painting stand out.
Sanatçının **özgür** renk kullanımı tabloyu öne çıkardı.