Herhangi bir kelime yazın!

"unequal" in Turkish

eşit olmayanadaletsiz (fark üzerine)

Definition

Birden fazla şeyin miktar, değer veya statü olarak aynı olmaması. Genellikle adil olmayan dağılım anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle 'unequal pay', 'unequal opportunities' gibi kalıplarda, sayısal veya durumsal adaletsizliği tanımlar; 'unfair' ise adalet açısından olumsuzluğu vurgular, 'unequal' ise sadece farkı.

Examples

The students had unequal access to computers.

Öğrenciler bilgisayarlara **eşit olmayan** erişime sahipti.

There is unequal distribution of wealth in many countries.

Birçok ülkede servetin **eşit olmayan** dağılımı vardır.

The teams were unequal in strength.

Takımlar güç açısından **eşit değildi**.

People are protesting the unequal treatment of workers.

İnsanlar, işçilere yapılan **eşit olmayan** muameleyi protesto ediyor.

Success in life often comes from unequal opportunities, not just hard work.

Hayatta başarı genellikle sadece çok çalışmaktan değil, **eşit olmayan** fırsatlardan gelir.

You can't compare their results—it was an unequal competition from the start.

Sonuçlarını karşılaştıramazsın—en başından beri **eşit olmayan** bir yarışmaydı.