"unanswerable" in Turkish
Definition
Cevap verilemeyen, ya hiçbir cevabı olmayan ya da yanıtı çok zor veya belirsiz olan bir şeydir.
Usage Notes (Turkish)
Özellikle tartışma veya akademik ortamlarda, yenilemez argümanlar veya yanıtı olmayan çok zor sorular için kullanılır. 'unanswerable question' ifadesi, iyi bir cevabı olmayan sorular için geçerlidir.
Examples
The riddle was unanswerable for everyone in the room.
Odadaki herkes için bilmece **yanıtlanamaz**dı.
Some questions are simply unanswerable.
Bazı sorular basitçe **cevaplanamaz**.
Her argument was unanswerable.
Onun argümanı **cevaplanamaz**dı.
That’s an unanswerable question—you just have to decide for yourself.
Bu **cevaplanamaz** bir soru—kendin karar vermelisin.
Whenever I ask about the meaning of life, I get an unanswerable look.
Hayatın anlamını sorduğumda, bana **cevaplanamaz** bir bakış atıyorlar.
The mystery remains unanswerable after all these years.
O gizem, yıllar sonra bile hâlâ **cevaplanamaz** durumda.