"unadvisedly" in Turkish
Definition
Bir şeyi iyice düşünmeden ya da gerekli tavsiyeyi almadan yapmak.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve edebi yazılarda kullanılır, günlük konuşmada nadiren görülür; 'recklessly', 'rashly' gibi yakın anlamlıları vardır.
Examples
He acted unadvisedly and lost all his money.
O **düşüncesizce** davrandı ve tüm parasını kaybetti.
Making decisions unadvisedly can lead to trouble.
**Düşüncesizce** kararlar almak sorunlara yol açabilir.
She spoke unadvisedly in front of the class.
Sınıfta **düşüncesizce** konuştu.
I realize now that I reacted unadvisedly and should have listened first.
Şimdi anlıyorum ki **düşüncesizce** tepki verdim ve önce dinlemeliydim.
The law was passed unadvisedly, causing many unforeseen problems.
Yasa **düşüncesizce** kabul edildi ve birçok beklenmedik sorun yarattı.
If we rush unadvisedly into this, we could regret it later.
Eğer bu işe **düşüncesizce** dalarsak, sonradan pişman olabiliriz.