Herhangi bir kelime yazın!

"truculent" in Turkish

kavgacısaldırgan

Definition

Kavga etmeye veya tartışmaya hazır, saldırgan veya sert tavırlı kişileri tanımlar.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok yazılı veya resmi konuşmalarda, saldırgan veya meydan okuyan bir tavır ya da söylem için kullanılır. Günlük dilde nadir.

Examples

He became truculent when the manager questioned his work.

Yönetici işini sorgulayınca o **kavgacı** bir tavır takındı.

The dog's truculent bark scared the children.

Köpeğin **saldırgan** havlaması çocukları korkuttu.

Her truculent reply ended the conversation.

Onun **kavgacı** cevabı sohbeti bitirdi.

The politician gave a truculent speech, attacking his rivals fiercely.

Politikacı, rakiplerini sert şekilde eleştiren **saldırgan** bir konuşma yaptı.

Even his smile seemed truculent, as if daring anyone to challenge him.

Gülümsemesi bile **kavgacı** görünüyordu, sanki birine meydan okuyor gibiydi.

The internet is full of truculent comments whenever there's a debate online.

İnternette çevrim içi tartışma olunca **saldırgan** yorumlarla dolup taşıyor.