"trial by fire" in Turkish
Definition
Kişinin yeteneklerinin zor bir durumda ya da baskı altında ilk defa test edildiği tecrübe.
Usage Notes (Turkish)
Gerçek anlamda ateşle ilgili değildir; genellikle iş, ilk deneyim ya da spor gibi baskılı ortamlarda önemli bir sınav için kullanılır.
Examples
Her first day managing the store was a real trial by fire.
Mağazayı ilk yönetme günü gerçek bir **zorlu sınav** oldu.
Becoming a parent can feel like a trial by fire.
Ebeveyn olmak bazen bir **zorlu sınav** gibi gelebilir.
His first week in the army was a trial by fire.
Onun ordudaki ilk haftası tam bir **ateşten geçiş** oldu.
Wow, that meeting turned into a trial by fire for the new manager.
Vay canına, o toplantı yeni müdür için tam bir **ateşten geçiş**e dönüştü.
Throwing someone into a trial by fire isn’t always the best way to teach.
Birini doğrudan **zorlu bir sınava** atmak her zaman en iyi öğretme yöntemi değildir.
I thought the job would be easy, but it was a trial by fire from day one!
İşin kolay olacağını sanmıştım ama ilk günden beri tam bir **zorlu sınav**dı!