Herhangi bir kelime yazın!

"trepidation" in Turkish

kaygıürperti

Definition

Gelecekte olacak bir şey hakkında yoğun kaygı veya korku hissetmek.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok yazılı ve resmi konuşmalarda, derin kaygı ya da korku anlatırken kullanılır. Günlük konuşmada nadiren görülür.

Examples

I felt trepidation before my first day at the new job.

Yeni işimdeki ilk günümden önce **kaygı** hissettim.

She entered the room with trepidation.

Odaya **kaygı** ile girdi.

They waited for the news with trepidation.

Haberi **kaygı** ile beklediler.

He always speaks with a hint of trepidation when discussing the future.

O, geleceği tartışırken her zaman biraz **kaygı** ile konuşur.

As the results were announced, trepidation filled the room.

Sonuçlar açıklandığında oda **kaygı** ile doldu.

She signed the contract with trepidation, unsure if it was the right decision.

Doğru karar olup olmadığından emin olmadan **kaygı** ile sözleşmeyi imzaladı.