"tit for tat" in Turkish
Definition
Birinin yaptığı bir hareketin aynısıyla karşılık verilmesi; genellikle intikam veya denge için yapılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle gayri resmi, özellikle kavga, rekabet ve politikalarda kullanılır. Affı ya da rastgele davranışı anlatmaz.
Examples
He pushed me, so I pushed him—it's tit for tat.
O beni itti, ben de onu ittirdim—bu **kısasa kısas**.
Their competition turned into tit for tat attacks.
Rakabetleri **kısasa kısas** saldırılara dönüştü.
Tit for tat is not always the best way to solve problems.
**Kısasa kısas** her zaman en iyi çözüm değildir.
They kept stealing each other's pens—classic tit for tat.
Birbirlerinin kalemini çalmaya devam ettiler—tam bir **kısasa kısas**.
After years of tit for tat, the two companies finally made peace.
Yıllar süren **kısasa kısas**ın ardından, iki şirket nihayet barış yaptı.
Sometimes I wonder if tit for tat just keeps arguments going.
Bazen merak ediyorum, acaba **kısasa kısas** tartışmaları sadece sürdürür mü?