"timekeeper" in Turkish
Definition
Bir etkinlikte veya sporda zamanı ölçen ya da kaydeden kişi veya cihaz.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle spor veya yarışmalarda resmi olarak zaman tutan kişiye denir. Çok hassas saatler veya zamanı çok iyi takip eden kişiler için de kullanılır.
Examples
The timekeeper started the clock at the beginning of the race.
Yarışın başında **zaman tutucu** saati başlattı.
The basketball game needed an official timekeeper.
Basketbol maçı için resmi bir **zaman tutucu** gerekiyordu.
My watch is a very accurate timekeeper.
Saatim çok hassas bir **kronometre**dir.
If the timekeeper makes a mistake, the whole match could be affected.
**Zaman tutucu** hata yaparsa, tüm maç etkilenebilir.
He was always the unofficial timekeeper in meetings, reminding everyone of the schedule.
Toplantılarda her zaman gayri resmi **zaman tutucu** oydu, herkese programı hatırlatırdı.
Good marathon runners sometimes act as their own timekeeper to track their progress.
İyi maratoncular bazen ilerlemelerini takip etmek için kendi **zaman tutucu**ları olur.