"thwart" in Turkish
Definition
Birinin ya da bir şeyin başarılı olmasını veya istediğini yapmasını engellemek, genellikle planları veya girişimleri boşa çıkarmak anlamında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi ya da ciddi durumlarda kullanılabilir; 'thwart an attempt/plan/effort' gibi kalıplar yaygındır. Küçük aksilikler için tercih edilmez.
Examples
Police managed to thwart the robbery.
Polis soygunu **engellemeyi** başardı.
The storm thwarted our travel plans.
Fırtına seyahat planlarımızı **boşa çıkardı**.
She was determined not to let anyone thwart her dreams.
O, kimsenin hayallerini **engellemesine** izin vermemeye kararlıydı.
A last-minute goal thwarted the team’s hopes of winning the championship.
Son anda atılan gol, takımın şampiyonluk umutlarını **boşa çıkardı**.
They worked together to thwart cyberattacks on the company network.
Şirket ağına yapılan siber saldırıları **engellemek** için birlikte çalıştılar.
No matter how hard he tried, fate seemed to thwart his efforts.
Ne kadar uğraşırsa uğraşsın, kader sanki çabalarını **boşa çıkarıyordu**.