Herhangi bir kelime yazın!

"thrum" in Turkish

vızıltıuğultu

Definition

Makineler, böcekler veya hafifçe çalınan müzik tellerinden çıkan kesintisiz ve alçak bir vızıltı ya da uğultu sesi.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle arka planda, sürekli ve düşük sesler için kullanılır; ani veya yüksek sesler için uygun değildir. "the thrum of engines", "thrum in the background" gibi ifadelerde rastlanır.

Examples

The bees thrum in the garden.

Arılar bahçede **vızıldıyor**.

I hear the thrum of the washing machine.

Çamaşır makinesinin **uğultusunu** duyuyorum.

She gently thrums the guitar strings.

O, gitar tellerini nazikçe **tınlatıyor**.

The city never sleeps; there's always a thrum of activity.

Şehir asla uyumaz; her zaman bir **vızıltı** vardır.

He could feel his heart thrum in his chest before the race.

Yarıştan önce göğsünde kalbinin **uğultusunu** hissetti.

A distant thrum of engines echoed through the night air.

Gece havasında uzaktan gelen **motorların vızıltısı** yankılandı.