"thrashed" in Turkish
Definition
'Thrash' fiilinin geçmiş zamanıdır; birine ya da bir şeye defalarca ve şiddetle vurmak veya bir rakibi büyük farkla yenmek anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle şiddetli dayak veya sporda ezici üstünlük anlamındadır; küçük zaferler için kullanılmaz. 'Thrashed in pain' gibi hareketi anlatırken de kullanılır.
Examples
The team thrashed their rivals in the final match.
Takım finalde rakiplerini **ezdi**.
He thrashed the rug to get rid of the dust.
Tozu çıkarmak için halıyı **hırpaladı**.
The big fish thrashed in the net, trying to escape.
Büyük balık ağda kaçmaya çalışarak **hırpalandı**.
We got totally thrashed in last night's game.
Dün geceki oyunda tamamen **ezildik**.
She thrashed around in bed, unable to sleep.
Uyuyamayan kız yatakta sürekli **kıvranıyordu**.
He thrashed his arms wildly when he fell into the water.
Suya düşünce kollarını **çırptı**.