Herhangi bir kelime yazın!

"the half of it" in Turkish

işin yarısımesele bundan ibaret değil

Definition

Bu ifade, anlatılanın büyük bir hikayenin ya da sorunun sadece küçük bir kısmı olduğunu; öğrenilecek veya anlaşılacak daha çok şey olduğunu belirtir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle zor veya şaşırtıcı bir şeyden bahsettikten sonra, daha fazlası olduğunu ima etmek için kullanılır. Fikirsel anlamdadır, gerçek yarım kastedilmez.

Examples

You think this job is hard, but that's only the half of it.

Bu işin zor olduğunu düşünüyorsun, ama bu **işin yarısı** bile değil.

If you knew everything, you would see that's not the half of it.

Her şeyi bilseydin, bunun **mesele bundan ibaret olmadığını** görürdün.

Her story was sad, and it was only the half of it.

Onun hikâyesi üzücüydü, ama bu **işin yarısı**ydı.

I got stuck in traffic, spilled coffee on myself, and that’s not even the half of it!

Trafikte kaldım, üzerime kahve döktüm ve bu **mesele bundan ibaret değil**!

They told us it would be a challenge, but that wasn’t the half of it.

Bunun bir mücadele olacağını söylediler, ama bu **işin yarısı** bile değildi.

Wait until you hear the rest—you don’t know the half of it yet.

Devamını duymadan bekle—sen henüz **işin yarısını** bilmiyorsun.