"tap into" in Turkish
Definition
Elde bulunan bir kaynak, yetenek ya da fırsatı kullanmak ya da ondan faydalanmak.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla profesyonel veya kişisel gelişim bağlamında kullanılır; 'kaynaklar', 'potansiyel', 'bilgi', 'ağlar' gibi soyut şeylerle birlikte kullanılır.
Examples
You should tap into your creativity for this project.
Bu proje için yaratıcılığını **kullanmalısın**.
The team tapped into their experience to solve the problem.
Ekip, sorunu çözmek için deneyimlerinden **faydalandı**.
We can tap into new markets with our product.
Ürünümüzle yeni pazarlara **girebiliriz**.
She really knows how to tap into what people are feeling.
İnsanların ne hissettiğini **faydalanmayı** gerçekten biliyor.
If you can tap into your network, you might find a great job opportunity.
Ağını **kullanabilirsen**, harika bir iş fırsatı bulabilirsin.
Sometimes, you need to tap into hidden strengths you didn't know you had.
Bazen sahip olduğunu bilmediğin gizli güçlerinden **faydalanman** gerekir.