"talk the talk" in Turkish
Definition
Bir konuda etkileyici ya da doğru sözler söylemek fakat bu sözleri somut eylemlerle desteklememek.
Usage Notes (Turkish)
Birini hafif eleştirmek için, genellikle ''walk the walk'' ile birlikte kullanılır; sadece konuşmak yerine eyleme geçmenin önemini vurgular. Sadece 'konuşmak'tan farklıdır.
Examples
He can talk the talk, but let's see if he can do the job.
O **laf yapabilir**, ama işi yapıp yapamayacağını görelim.
It's easy to talk the talk when things are simple.
Her şey basitken **laf yapmak** kolaydır.
Many people talk the talk, but few take action.
Birçok kişi **laf yapar**, ama çok azı harekete geçer.
She really knows how to talk the talk in meetings, but I'm not sure she delivers results.
Toplantılarda **laf yapmasını** iyi biliyor, ama gerçekten sonuç alıyor mu emin değilim.
You can talk the talk all day, but unless you actually help, it's just words.
Bütün gün **laf yapabilirsin**, fakat aslında yardımcı olmadıkça, bunlar sadece laftan ibaret.
If you want respect, don't just talk the talk—show what you can do.
Saygı istiyorsan, sadece **laf yapma**—neler yapabileceğini göster.