"syncopated" in Turkish
Definition
Ritmin vurguları beklenmedik yerlerde ortaya çıkan, alışılmadık şekilde bölünen bir müziği tarif eder.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok müziğe özgüdür; genellikle caz, funk ve bazı dünya müziklerinde kullanılır. 'syncopated rhythm' sabit bir ifadedir. Müzik dışında nadiren duyulur.
Examples
The drummer played a syncopated beat.
Davulcu **senkoplu** bir ritim çaldı.
Many jazz songs have syncopated rhythms.
Birçok caz şarkısında **senkoplu** ritimler vardır.
She likes the syncopated style of Latin music.
Latin müziğin **senkoplu** tarzını seviyor.
That song’s syncopated rhythm makes you want to dance.
O şarkının **senkoplu** ritmi dans etmeye teşvik ediyor.
It’s hard to clap along to syncopated music at first.
**Senkoplu** müziğe eşlik ederek alkışlamak başta zordur.
The band added a syncopated groove to make the song more interesting.
Grup, şarkıyı daha ilginç yapmak için **senkoplu** bir groove ekledi.