"swimming in" in Turkish
Definition
Bir şeyden fazlasıyla olması, neredeyse boğulacak kadar çok olması anlamına gelir, genellikle mecazi.
Usage Notes (Turkish)
Gerçekte yüzmekten ziyade, bir şeyin bolluğunda kaybolmak anlamı taşır; resmî dilde kullanılmaz.
Examples
I'm swimming in homework this week.
Bu hafta **ödevlerin içinde yüzüyorum**.
After winning the lottery, he was swimming in money.
Piyangoyu kazandıktan sonra **paranın içinde yüzüyordu**.
She is swimming in emails every day at work.
O her gün işte **e-postaların içinde yüzüyor**.
Don't ask for more; I'm already swimming in paperwork!
Daha fazlasını isteme; zaten **evrak işlerinde boğuluyorum**!
Ever since the sale started, we've been swimming in customers.
Satış başladığından beri **müşterilerin içinde yüzüyoruz**.
Thanks to all the rain, the garden is swimming in weeds now.
Yağmur sayesinde bahçe şimdi **yabani otların içinde yüzüyor**.