"sweep through" in Turkish
Definition
Bir şeyin bir yerden veya topluluktan hızlı ve güçlü şekilde geçerek büyük bir değişiklik ya da etkili bir sonuç oluşturmasıdır. İnsanlar, olaylar, ya da duygular hızlıca yayıldığında kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Hızlı yayılan hastalıklar, söylentiler, duygular veya olaylar için kullanılır. Yavaş hareketler için uygun değildir. Genellikle 'through' ve bir yer ya da toplulukla birlikte kullanılır.
Examples
A flu virus can sweep through a school in days.
Bir grip virüsü birkaç gün içinde okulu **hızla yayılabilir**.
Firefighters watched the flames sweep through the forest.
İtfaiyeciler alevlerin ormanın içinden **hızla yayıldığını** izledi.
Excitement swept through the crowd when the band appeared.
Grup sahneye çıkınca kalabalıkta **heyecan hızla yayıldı**.
Rumors quickly swept through the office after the big announcement.
Büyük duyurudan sonra dedikodular ofiste hızla **yayılmıştı**.
A feeling of relief swept through him as the results appeared.
Sonuçlar görününce, ona bir rahatlama duygusu **hızla yayıldı**.
Change is about to sweep through the entire company.
Değişim yakında tüm şirkette **hızla yayılacak**.