"sure enough" in Turkish
Definition
Bir şey beklediğiniz ya da tahmin ettiğiniz gibi gerçekleştiğinde kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmi olmayan ortamlarda ve hikaye anlatırken cümlenin başında sıkça kullanılır. Resmi yazışmalarda pek uygun değildir.
Examples
I said it would rain, and sure enough, it did.
Yağmur yağacak dedim ve **gerçekten de** yağdı.
He thought the store would be closed, and sure enough, it was.
Dükkan kapalı olur diye düşündü ve **gerçekten de** öyleydi.
I left my sandwich on the table, and sure enough, my dog ate it.
Sandviçimi masada bıraktım ve **gerçekten de** köpeğim yedi.
I checked my email in the morning and, sure enough, the message was there.
Sabah e-postamı kontrol ettim ve **gerçekten de** mesaj oradaydı.
People said he would be late. Sure enough, he arrived half an hour after the meeting started.
Herkes onun geç kalacağını söyledi. **Gerçekten de** toplantı başladıktan yarım saat sonra geldi.
I thought my keys were missing, and sure enough, they were in my jacket pocket all along.
Anahtarlarım kayboldu diye düşündüm ve **gerçekten de** hep ceketimin cebindeymiş.