"supersede" in Turkish
Definition
Kullanılan bir şeyi, daha yeni veya etkili bir şeyle değiştirmek ya da onun yerine geçmek.
Usage Notes (Turkish)
'supersede' genellikle resmi veya teknik konuşmalarda kullanılır. Sıradan 'değiştirmek' veya 'aşmak' fiilleriyle karıştırmayın.
Examples
The new law will supersede the old one.
Yeni yasa, eski yasanın **yerine geçecek**.
This model supersedes last year’s version.
Bu model, geçen yılki versiyonun **yerine geçiyor**.
Digital cameras have superseded film cameras.
Dijital kameralar, filmli kameraların **yerini aldı**.
If better evidence comes, it could supersede everything we know.
Daha iyi bir kanıt gelirse, bildiğimiz her şeyin **yerini alabilir**.
Old practices may be superseded as technology advances.
Teknoloji ilerledikçe eski uygulamalar **değiştirilebilir**.
Their proposal was superseded by a more effective solution.
Onların teklifi daha etkili bir çözümle **değiştirildi**.