"supercharged" in Turkish
Definition
Normalden çok daha fazla güç, enerji veya duygu içerir; ayrıca ekstra güçlendirilmiş motorlar için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Aşırı güçlü' ya da 'süper şarjlı' teknik olarak motorlar için veya çok enerjik insan, ortam için mecaz anlamda kullanılır.
Examples
The car has a supercharged engine.
Arabanın **aşırı güçlü** bir motoru var.
She gave a supercharged performance on stage.
Sahnede **süper şarjlı** bir performans sergiledi.
This drink makes me feel supercharged.
Bu içecek kendimi **aşırı güçlü** hissettiriyor.
After that coffee, I'm feeling supercharged and ready to work.
O kahveden sonra kendimi **süper şarjlı** hissediyorum ve çalışmaya hazırım.
The atmosphere at the concert was absolutely supercharged.
Konserdeki atmosfer tam anlamıyla **aşırı güçlüydü**.
He came into the meeting with a supercharged attitude, full of new ideas.
Toplantıya **süper şarjlı** bir tutumla, yeni fikirlerle girdi.