Herhangi bir kelime yazın!

"sugarcoat" in Turkish

yumuşatmakolduğundan güzel göstermek

Definition

Hoş olmayan bir durumu veya gerçeği daha az sert veya daha güzel bir şekilde ifade etmek.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle gayri resmi konuşmalarda ve olumsuz anlamda ('Don't sugarcoat it.') kullanılır. Gerçekler veya eleştiriler söylenirken, dürüstlük vurgulanır. Kasıtlı yalan değil, ifadeyi yumuşatma amaçlanır.

Examples

Please don't sugarcoat the results; I want the truth.

Lütfen sonuçları **yumuşatma**; gerçeği bilmek istiyorum.

Teachers shouldn't sugarcoat feedback to students.

Öğretmenler, öğrencilere geri bildirimi **yumuşatarak** vermemelidir.

You don't have to sugarcoat your opinion.

Fikrini **yumuşatmana** gerek yok.

He tried to sugarcoat the bad news, but we could tell it was serious.

Kötü haberi **yumuşatmaya** çalıştı ama ciddi olduğunu anlayabildik.

Stop trying to sugarcoat your mistakes—just admit them.

Hatalarını **yumuşatmayı** bırak—sadece kabul et.

Sometimes, it's better not to sugarcoat things so people know what to expect.

Bazen, insanların ne bekleyeceğini bilmesi için olayları **yumuşatmamak** daha iyidir.