"subsist on" in Turkish
Definition
Çok az ya da sınırlı miktarda yiyecek, para ya da kaynakla hayatta kalmak.
Usage Notes (Turkish)
Resmî ve biraz edebi bir ifadedir. Genellikle 'subsist on bread' gibi zorlu şartlarda az kaynakla geçen durumlarda kullanılır. Refah için kullanılmaz.
Examples
Many poor families subsist on rice and beans.
Birçok yoksul aile sadece pirinç ve fasulye ile **geçiniyor**.
During the war, people had to subsist on very little food.
Savaş sırasında insanlar çok az yiyecekle **hayatta kalmak zorundaydı**.
Some animals subsist on only plants.
Bazı hayvanlar sadece bitkilerle **geçinir**.
He had to subsist on instant noodles for a whole month.
Bir ay boyunca sadece hazır erişteyle **geçinmek zorunda kaldı**.
I can’t believe they managed to subsist on just five dollars a week.
Sadece haftada beş dolarla **geçinmeyi** başardıklarına inanamıyorum.
Back then, artists often subsisted on the support of wealthy patrons.
Eskiden sanatçılar genellikle zengin koruyucuların desteğiyle **geçinirdi**.