"strain at the leash" in Turkish
Definition
Bir şeyi başlamak için heyecanlı veya sabırsız olan, adeta biri tarafından tutuluyormuş gibi hisseden kişi için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok yazılı, anlatımlı veya edebi cümlelerde kullanılır. Sabırsızlık ya da istekli olma anlamında, günlük konuşmada pek yaygın değildir.
Examples
The young player was straining at the leash to get onto the field.
Genç oyuncu sahaya çıkmak için **sabırsızlanıyordu**.
After months of study, she was straining at the leash to take the exam.
Aylarca çalıştıktan sonra sınava girmek için **yerinde duramıyordu**.
The dog was straining at the leash when it saw the other animal.
Köpek, diğer hayvanı görünce **yerinde duramıyordu**.
They're straining at the leash to launch their new startup this year.
Bu yıl yeni girişimlerini başlatmak için **sabırsızlanıyorlar**.
You could tell she was straining at the leash to share her ideas in the meeting.
Toplantıda fikirlerini paylaşmak için **yerinde duramadığı** belliydi.
The kids are straining at the leash for summer vacation to start.
Çocuklar yaz tatili başlasın diye **yerlerinde duramıyorlar**.