"step on a rake" in Turkish
Definition
Açıkça önlenebilecek bir hata yapmak ve sonuçta kendine zarar vermek ya da zor duruma düşmek.
Usage Notes (Turkish)
Bu deyim daha çok tekrarlanan, bariz ve kaçınılabilir hatalar için kullanılır; resmi değil, gündelik konuşmada yaygındır.
Examples
If you don't double-check your work, you might step on a rake.
İşini iki kere kontrol etmezsen **aynı hatayı tekrar yapmak** zorunda kalabilirsin.
He forgot his keys again—that's the third time he's stepped on a rake this week.
Anahtarlarını yine unuttu—bu hafta üçüncü kez **aynı hatayı yaptı**.
Don't send that email yet—you don't want to step on a rake.
O e-postayı henüz gönderme—**aynı hatayı yapmak** istemezsin.
I really stepped on a rake signing that contract without reading it first.
O sözleşmeyi okumadan imzalayarak gerçekten **aynı hatayı tekrar yaptım**.
Every time I trust him, I step on a rake somehow.
Ona her güvendiğimde bir şekilde yine **aynı hatayı yapıyorum**.
We warned her, but she had to step on a rake and try it herself.
Biz onu uyardık ama illa ki deneyecek diye gidip **aynı hatayı yaptı**.