Herhangi bir kelime yazın!

"stalemate" in Turkish

çıkmazberabere (satranç)

Definition

Hiçbir tarafın ilerleyemediği veya kazanamadığı durum; genellikle satranç, müzakere ya da anlaşmazlıklarda kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'reach a stalemate' ya da 'in a stalemate' gibi ifadelerle özellikle satrançta berabere için ve müzakere, politika ya da tartışmalarda ilerleme olmaması anlatılır. Spor karşılaşmalarındaki berabereye genelde kullanılmaz.

Examples

The chess game ended in a stalemate.

Satranç oyunu **çıkmaz** ile sona erdi.

Negotiations reached a stalemate after hours of discussion.

Saatlerce tartışmadan sonra müzakereler **çıkmaza** girdi.

There is a stalemate between the two teams.

İki takım arasında bir **çıkmaz** var.

We're in a stalemate—no one wants to compromise.

Bir **çıkmaz**dayız—kimse taviz vermek istemiyor.

The political debate has become a complete stalemate with neither side moving forward.

Siyasi tartışma tamamen bir **çıkmaz** haline geldi, hiçbir taraf ilerlemiyor.

After three rounds of talks, it was clear we had hit a stalemate.

Üç tur görüşmenin ardından, bir **çıkmaza** girdiğimiz açıkça belliydi.