Herhangi bir kelime yazın!

"squinty" in Turkish

kısık (gözler)

Definition

Gözlerin parlak ışıktan ya da net görmek için hafifçe kapalı olduğu durum. Aynı zamanda gözlerin 'kısık' göründüğü yüz ifadesine de denir.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle gayrı resmi ortamda kullanılır. 'kısık gözler' veya 'kısık bakış' ifadelerinde sıkça geçer. Çoğunlukla iltifat olarak kullanılmaz; şüphe veya rahatsızlık ima eder.

Examples

She gave me a squinty smile in the bright sunlight.

Parlak güneşte bana **kısık** bir gülümseme verdi.

The baby's eyes looked squinty when she woke up.

Bebek uyandığında gözleri **kısıktı**.

He always looks a bit squinty without his glasses.

Gözlüksüzken her zaman biraz **kısık** görünüyor.

"Why the squinty face? Can't see the board?"

"Neden böyle **kısık** yüz ifadesi? Tahtayı göremiyor musun?"

After hiking in the sun all day, we were all a bit squinty.

Gün boyu güneşte yürüdükten sonra hepimiz biraz **kısık** olmuştuk.

His squinty eyes made it hard to tell if he was joking.

**Kısık** gözleriyle şaka yapıp yapmadığı belli olmuyordu.