"spread to" in Turkish
Definition
Hastalık, haber veya bir madde gibi bir şeyin bir yerden, kişiden veya nesneden başka bir yere yayılması.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla enfeksiyonlar, fikirler, eğilimler veya yangınlar için kullanılır. Ardından yayılma hedefi gelir. 'Üzerine sürmek' kullanımı ile karışmaz.
Examples
The virus quickly spread to neighboring countries.
Virüs hızla komşu ülkelere **yayıldı**.
The fire spread to the second floor.
Yangın ikinci kata **yayıldı**.
Rumors about the change spread to every department.
Değişiklikle ilgili söylentiler tüm departmanlara **yayıldı**.
The new trend quickly spread to young people across the city.
Yeni trend hızla şehirdeki gençlere **yayıldı**.
When the leak wasn’t fixed, water spread to the living room.
Sızıntı giderilmediğinde su oturma odasına **yayıldı**.
News of their success quickly spread to other schools in the area.
Başarı haberleri hızla bölgedeki diğer okullara **yayıldı**.