Herhangi bir kelime yazın!

"spooking" in Turkish

korkutmakürkütmek

Definition

Birini veya bir hayvanı, genellikle beklenmedik bir şekilde aniden korkutmak ya da ürkütmek.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok günlük konuşmada kullanılır; hayvanlar için ya da korkutulan biri için sıkça söylenir. 'Spooky' ile (ürkütücü) karıştırmayın.

Examples

The loud noise ended up spooking the cat.

Yüksek ses sonunda kediyi **korkuttu**.

The horse ran away after spooking at a plastic bag.

At bir plastik poşetten **ürkerek** kaçtı.

Stop spooking your little brother!

Küçük kardeşini **korkutmayı** bırak!

He's always spooking himself by watching scary movies late at night.

O, her zaman gece geç saatte korku filmi izleyerek kendini **korkutuyor**.

The sudden flash of lightning ended up spooking all the dogs in the neighborhood.

Aniden çakan şimşek, mahalledeki tüm köpekleri **korkuttu**.

I didn't mean to go around spooking everyone with my ghost stories.

Hikayelerimle herkesi **korkutmak** istememiştim.