Herhangi bir kelime yazın!

"spluttering" in Turkish

pıtırdayanşaşkınlıkla konuşan

Definition

Hızlı, düzensiz sesler çıkarmak ya da birinin şaşkın, sinirli şekilde kesik kesik konuşmasıdır.

Usage Notes (Turkish)

Hem ses, hem de şaşkın veya sinirle konuşma durumunu anlatmada kullanılır. 'Stuttering'den daha kuvvetli ve betimleyicidir.

Examples

The engine was spluttering and wouldn't start.

Motor **pıtırdayarak** çalışmıyordu.

He started spluttering when he heard the bad news.

Kötü haberi duyunca **şaşkınlıkla konuşmaya** başladı.

The frying pan was spluttering with hot oil.

Tavada sıcak yağ **pıtırdıyordu**.

"What?" she asked, spluttering with surprise.

"Ne?" diye **şaşkınlıkla konuşarak** sordu.

He was spluttering with anger, unable to finish his sentence.

O, öfkeyle **pıtırdayarak**, cümlesini bitiremedi.

Rain kept spluttering against the window all night long.

Yağmur bütün gece boyunca pencereye **pıtırdıyordu**.