"speaking candidly" in Turkish
Definition
Hiçbir şeyi gizlemeden, dürüst ve açık bir şekilde konuşmak. Bazen rahatsız edici gerçekleri dile getirmek anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genelde resmi ya da yarı resmi ortamlarda, eleştiri veya dürüst görüşler belirtirken kullanılır. Kimi zaman karşı tarafı kırabilir.
Examples
Speaking candidly, I think the project needs more work.
**Açıkça konuşmak gerekirse**, bence bu projede daha fazla çalışmaya ihtiyaç var.
He was speaking candidly about his feelings.
O duyguları hakkında **açıkça konuşuyordu**.
Thank you for speaking candidly.
**Açıkça konuştuğun** için teşekkürler.
If I’m speaking candidly, your suggestion isn’t practical right now.
**Açıkça konuşmak gerekirse**, öneriniz şu anda pratik değil.
She appreciates it when people are speaking candidly with her rather than hiding the truth.
O, insanların gerçekle ilgili bir şeyi gizlemek yerine ona **açıkça konuşmasını** takdir ediyor.
Speaking candidly, I don’t think this job is right for me.
**Açıkça konuşmak gerekirse**, bu işin bana uygun olduğunu düşünmüyorum.