Herhangi bir kelime yazın!

"spattered" in Turkish

sıçramış

Definition

Üzerinde sıvı damlalarının veya küçük lekelerin rastgele oluştuğu; genellikle bir şey sıçradığında olur.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle pasif biçimde ('was spattered'), boya, çamur veya kan gibi sıvılar için kullanılır. Düzgün ya da tamamen kaplamışsa kullanılmaz.

Examples

Her white shirt was spattered with mud.

Beyaz gömleği çamurla **sıçramıştı**.

The wall was spattered with red paint.

Duvar kırmızı boyayla **sıçramıştı**.

His glasses were spattered with water drops.

Gözlükleri su damlalarıyla **sıçramıştı**.

After the storm, my windows were spattered with dirt.

Fırtınadan sonra pencerelerim kirle **sıçramıştı**.

He came home with his shoes spattered in paint from the project.

Projeden sonra ayakkabıları boyayla **sıçramış** şekilde eve döndü.

The tablecloth was spattered with sauce after dinner.

Akşam yemeğinden sonra masa örtüsü sosla **sıçramıştı**.