"souse" in Turkish
Definition
Genellikle yiyecekleri sirke veya alkollü sıvı içinde bekletmek; argo ve eski bir biçimde çok içen kişi anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Souse' yiyecek hazırlamada kullanılır. 'Ayyaş' anlamında ise eski ve esprili bir şekilde geçer.
Examples
She decided to souse the vegetables in vinegar.
Sebzeleri sirkede **marine etmeye** karar verdi.
The chef likes to souse fish before cooking.
Aşçı balığı pişirmeden önce **marine etmeyi** sever.
Traditional souse is made with pork and spicy brine.
Geleneksel **souse** domuz eti ve baharatlı salamura ile yapılır.
Don't leave the bread too long or it will souse and get soggy.
Ekmeği çok uzun bırakma, yoksa **sulanır** ve yumuşar.
After several drinks, he was a complete souse.
Birkaç içkiden sonra tam bir **ayyaş** olmuştu.
Grandpa joked that he used to be a souse in his youth.
Dedem, gençliğinde bir **ayyaş** olduğunu şakayla anlatırdı.