Herhangi bir kelime yazın!

"sop" in Turkish

ıslatılmış ekmekgönül alma (yüzeysel)

Definition

Çorba veya et suyuna batırılmış ekmek parçası. Ayrıca, birini yüzeysel olarak yatıştırmak için verilen küçük veya yetersiz bir şey.

Usage Notes (Turkish)

Ekmek anlamı resmî ve edebîdir, günlük hayatta nadiren geçer. 'Gönül alma' olan ikinci anlam, genellikle yetersiz ve göstermelik bir çaba olarak kullanılır; 'a political sop' buna örnektir.

Examples

He dipped his sop into the soup.

**Islatılmış ekmek** parçasını çorbaya batırdı.

She offered a sop to keep the children quiet.

Çocukları sakinleştirmek için bir **gönül alma** sundu.

The company gave a sop to angry customers.

Şirket, öfkeli müşterilere küçük bir **gönül alma** verdi.

Politicians often throw a small sop to the public before elections.

Siyasetçiler genellikle seçimlerden önce halka küçük bir **gönül alma** atarlar.

All I want is a hot meal and a sop of bread after a long day.

Uzun bir günün ardından tek istediğim sıcak bir yemek ve bir parça **ıslatılmış ekmek**.

"That free pen was just a sop," she said about the company giveaway.

"O bedava kalem sadece bir **gönül alma**ydı," dedi şirket hediyesi hakkında.