"snivelling" in Turkish
Definition
Birinin ilgiyi veya acımayı çekmek için zayıfça ağlaması ya da şikayet etmesi durumu. Genellikle olumsuz anlamda kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Söz, küçümseme ifade eder; özellikle 'snivelling child' ya da 'snivelling coward' gibi kullanımlar yaygındır. 'Ağlayan' ya da 'şikayet eden'den daha sert bir eleştiridir.
Examples
The snivelling boy kept asking for candy.
**Mızmızlanan** çocuk sürekli şeker istedi.
Stop your snivelling and finish your homework.
**Sızlanmayı** bırak ve ödevini bitir.
Nobody likes a snivelling coward.
Kimse **sızlanan** bir korkağı sevmez.
He came into the room, snivelling about how unfair his boss was.
Odaya girip patronunun ne kadar adaletsiz olduğundan **sızlanıyordu**.
I'm tired of your snivelling every time things get tough.
Her iş zorlaşınca **sızlanmandan** bıktım.
No one wants to listen to your snivelling excuses.
Kimse senin **sızlanan** bahanelerini dinlemek istemiyor.