Herhangi bir kelime yazın!

"sneaking suspicion" in Turkish

içten içe bir şüphe

Definition

Güçlü bir kanıt olmadan, içten içe bir şeylerin doğru olabileceğine dair hafif bir şüphe hissi. Genellikle sebebi tam açıklanamaz.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok günlük konuşmada, 'I have a sneaking suspicion that...' gibi ifadelerde, güçlü bir iddia yerine hafif bir sezgi anlatır.

Examples

I have a sneaking suspicion that he's lying.

Onun yalan söylediğine dair **içten içe bir şüphem** var.

She couldn't shake the sneaking suspicion that something was wrong.

Bir şeylerin yanlış olduğu konusunda **içten içe bir şüpheyi** bir türlü atamadı.

Do you have a sneaking suspicion about the surprise?

Sürpriz hakkında **içten içe bir şüphen** var mı?

I've got this sneaking suspicion that they're planning something behind my back.

Benim **içten içe bir şüphem** var ki arkamdan bir şeyler planlıyorlar.

You know, I have a sneaking suspicion this restaurant isn't as clean as it looks.

Biliyor musun, bu restoranın göründüğü kadar temiz olmadığı yönünde **içten içe bir şüphem** var.

There's a sneaking suspicion in the office that the company will announce layoffs soon.

Ofiste, şirketin yakında işten çıkarmaları açıklayacağına dair **içten içe bir şüphe** var.