Herhangi bir kelime yazın!

"slow burn" in Turkish

yavaş gelişenyavaş ilerleyen (duygu, gerilim)

Definition

Bir şeyin, özellikle duygu, hikaye veya gerilimin zamanla yavaşça gelişip güçlenmesini ifade eder. Başta sakin olup sonradan yoğunlaşan durumlar için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok filmler, diziler, aşklar veya yavaş gelişen duygular/gerilimden bahsederken gayriresmi biçimde kullanılır. 'slow burn romance', 'slow burn anger' gibi kalıplarda sık geçer.

Examples

The movie was a slow burn, but it got exciting at the end.

Film tam anlamıyla bir **yavaş gelişen** hikayeydi, ama sonunda heyecan verici oldu.

Their friendship was a slow burn that grew stronger over years.

Onların arkadaşlığı bir **yavaş gelişen** süreçti ve yıllar içinde güçlendi.

His anger was a slow burn that finally exploded.

Onun öfkesi **yavaş ilerleyen** bir yapıya sahipti ve sonunda patladı.

I love a slow burn romance, where the couple falls in love gradually.

Ben **yavaş gelişen** romantik ilişkileri çok severim; çiftin yavaş yavaş aşık olduğu türden.

The tension in the room was a slow burn before the big announcement.

Büyük duyurudan önce odadaki gerginlik **yavaş ilerleyen** bir şekilde arttı.

That show really is a slow burn—don’t expect fireworks in the first episode.

O dizi tam anlamıyla bir **yavaş gelişen** hikaye—ilk bölümde büyük olaylar beklemeyin.