"slosh around" in Turkish
Definition
Özellikle bir kaptaki sıvının sağa sola ses çıkararak hareket etmesi.
Usage Notes (Turkish)
Resmî olmayan, günlük konuşmada kullanılır. Sıvının sesi ve hareketini ifade eder, az veya duran sıvı için kullanılmaz.
Examples
The water sloshed around in the bucket as I carried it.
Kovayı taşırken içindeki su **çalkalandı**.
Juice sloshed around inside the cup and spilled.
Bardaktaki meyve suyu **çalkalanırken** döküldü.
Milk sloshes around in the bottle if you shake it.
Şişeyi sallarsan süt **çalkalanır**.
When the car turned sharply, the soda in my bottle sloshed around and almost spilled.
Araba ani dönüş yapınca şişemdeki gazoz **çalkalanıp** neredeyse döküldü.
I could feel the soup slosh around in my stomach after eating too fast.
Çok hızlı yedikten sonra midemde çorbanın **çalkalandığını** hissettim.
There was just enough coffee left to slosh around at the bottom of the thermos.
Termosun dibinde ancak **çalkalanacak** kadar kahve kalmıştı.