Herhangi bir kelime yazın!

"slog" in Turkish

zahmetli işyorucu uğraşdidinmek

Definition

Zor ya da sıkıcı bir işi uzun süre boyunca çok çalışarak yapmak; uzun ve yorucu bir görev veya yolculuk anlamına da gelir.

Usage Notes (Turkish)

Günlük konuşmada kullanılır; hem fiziksel hem de zihinsel emek için geçerlidir. 'a real slog', 'slog through', 'slog it out' gibi ifadelerde sıkça görülür. Çabaların devamlılığı ve yoruculuğu vurgulanır.

Examples

The final exam was a real slog.

Final sınavı tam anlamıyla gerçek bir **zahmetli iş**ti.

He had to slog through hours of paperwork.

Saatlerce evrak işleriyle **didinmek** zorunda kaldı.

It was a long slog to the top of the mountain.

Dağın zirvesine tırmanmak uzun bir **yorucu uğraş**tı.

Sometimes, writing a book just feels like a never-ending slog.

Bazen kitap yazmak, bitmek bilmeyen bir **zahmetli iş** gibi gelir.

The team managed to slog it out until the project was done.

Takım, proje bitene kadar **didinerek çalıştı**.

After a day-long slog at the office, he just wanted to relax.

Ofiste gün boyu süren bir **zahmetli iş**ten sonra rahatlamak istedi.