"sliver" in Turkish
Definition
Daha büyük bir şeyden kesilmiş veya kırılmış çok ince ve uzun parça; genellikle tahta, cam veya yiyecek için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'ince dilim' veya 'kıymık' çok ince, uzun ve bazen keskin parçalar için kullanılır; 'a sliver of wood' yani 'tahta kıymığı' veya 'a sliver of cake' yani 'kekin ince dilimi.' 'Splinter' (kıymık, genellikle sadece tahta) ile karıştırmayın.
Examples
He got a sliver of wood in his finger.
Parmağına tahta **kıymık** battı.
She ate only a small sliver of cake.
Sadece küçük bir **ince dilim** kek yedi.
A sliver of glass fell on the floor.
Yere bir **cam parçası** düştü.
Could I have just a sliver of cheese with my crackers?
Krakerlerimle sadece bir **ince dilim** peynir alabilir miyim?
There was just a sliver of moonlight coming through the window.
Pencereden sadece küçük bir **ince çizgi** ay ışığı giriyordu.
Don't worry—it's just a tiny sliver, it will come out with tweezers.
Endişelenme—bu sadece küçük bir **kıymık**, cımbızla çıkarılır.