"skidding" in Turkish
Definition
Bir yüzeyde hızlı ve kontrolsüz şekilde kaymak; genellikle araçların veya nesnelerin yol tutuşunu kaybetmesiyle olur.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle araçlar veya ayakkabılar için kullanılır; 'sliding'den farklı olarak kontrol kaybı vurgulanır.
Examples
The car started skidding on the icy road.
Araba buzlu yolda **kaymaya** başladı.
He fell because his shoes were skidding on the wet floor.
Islak zeminde ayakkabıları **kaydığı** için düştü.
The bike kept skidding on the gravel.
Bisiklet çakıl üzerinde sürekli **kaydı**.
When I braked too hard, I felt the tires skidding.
Freni fazla sert yaptığımda lastiklerin **kaymaya** başladığını hissettim.
She lost control of the car because it was skidding around the corner.
Araba köşeyi dönerken **kayınca** kontrolü kaybetti.
I hate driving in the rain—it feels like I’m always skidding when I turn.
Yağmurda araba sürmekten nefret ediyorum—dönerken hep **kayacakmışım** gibi geliyor.