"sitting pretty" in Turkish
Definition
Kişinin kendini çok iyi veya konforlu bir durumda bulması; genellikle maddi açıdan veya avantaj anlamında.
Usage Notes (Turkish)
Gündelik dilde kullanılır; ani şans ya da maddi/avantajlı durumu ifade eder. Fiziksel olarak oturmakla ilgisi yoktur. Hafif kıskançlık veya hayranlık ifade edebilir.
Examples
After the lottery win, he was sitting pretty.
Piyangoyu kazanınca **rahat bir durumda oldu**.
If we save enough money, we’ll be sitting pretty next year.
Yeterince para biriktirirsek, gelecek yıl **rahat bir durumda olacağız**.
With that new job, she's really sitting pretty now.
O yeni iş sayesinde şimdi gerçekten **avantajlı konumda**.
They invested early in tech stocks and now they're sitting pretty.
Teknoloji hisselerine erken yatırım yaptılar, şimdi **rahat bir durumdalar**.
Don’t worry about Mark—he’s sitting pretty with his new apartment and job.
Mark için endişelenme—yeni dairesi ve işiyle **rahat bir durumda**.
"Looks like we’re sitting pretty after that last deal," she smiled.
"Görünüşe göre son anlaşmadan sonra **rahat bir durumdayız**," diye gülümsedi.