"sit tight" in Turkish
Definition
Bir şey yapmadan, sabırla beklemek veya bir yönerge gelene kadar hareketsiz kalmak.
Usage Notes (Turkish)
Gayriresmi konuşmalarda kullanılır, genelde birini hareketsiz kalmaya veya bir karar çıkana kadar beklemeye teşvik etmek için söylenir. Resmi yazışmalarda uygun değildir.
Examples
Please sit tight while I find your file.
Lütfen dosyanızı bulana kadar **yerinde bekleyin**.
Just sit tight and don't move until help arrives.
**Yerinde bekle** ve yardım gelene kadar hareket etme.
The doctor told me to sit tight until the test results come back.
Doktor, test sonuçları çıkana kadar **sabırlı olmamı** söyledi.
We just have to sit tight and hope for the best.
Sadece **sabırlı olacağız** ve en iyisini umacağız.
Things are uncertain right now, so let's sit tight and see what happens.
Şu anda işler belirsiz, bu yüzden **sabırlı olalım** ve neler olacağını görelim.
If you lose your way, just sit tight and someone will come for you.
Yolunu kaybedersen, sadece **yerinde bekle**; biri seni bulacaktır.