Herhangi bir kelime yazın!

"shine through" in Turkish

göz önüne çıkmakiçinden ışık geçmek

Definition

Bir özellik veya nitelik engellere rağmen açıkça belli olur. Aynı zamanda ışığın bir şeyin içinden geçmesi anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Olumlu bir özellik veya duygu gizli kalsa da belli olduğunda kullanılır. Ayrıca ışığın bir yerden geçmesi için de geçerli; sıradan parlaklık için kullanılmaz.

Examples

Even when she is tired, her enthusiasm shines through.

Yorgun olsa bile, onun coşkusu her zaman **göz önüne çıkar**.

The sunlight shines through the window in the morning.

Sabahları güneş ışığı camdan **içeri geçer**.

His talent always shines through during performances.

Onun yeteneği, performanslar sırasında her zaman **göz önüne çıkar**.

No matter how hard she tries to hide it, her joy always shines through.

Ne kadar saklamaya çalışsa da, sevinci hep **göz önüne çıkar**.

You could really see his passion shining through when he spoke about art.

Sanat hakkında konuşurken tutkusunun gerçekten **göz önüne çıktığı** belliydi.

The kindness in her words just shines through, don't you think?

Sence de onun sözlerinde nezaketi açıkça **göz önüne çıkmıyor** mu?