"shimmery" in Turkish
Definition
Bir şeyin hafifçe ve yumuşak bir şekilde ışık saçtığını, zarif bir parıltısı olduğunu anlatır.
Usage Notes (Turkish)
"Parıltılı" ya da "ışıltılı" kelimesi daha çok kıyafet, makyaj, su veya hafif ışık etkisini tanımlar; daha yoğun veya gösterişli parıltıyla karıştırılmamalı.
Examples
She wore a shimmery dress to the party.
O, partiye **parıltılı** bir elbise giydi.
The lake looked shimmery in the sunlight.
Göl, güneş ışığında **ışıl ışıl** görünüyordu.
She likes to use shimmery eyeshadow.
O, **parıltılı** far kullanmayı sever.
The ocean looked so shimmery as the moon rose.
Ay yükselirken okyanus çok **parıltılı** görünüyordu.
I love how your nails look with that shimmery polish.
O **parıltılı** ojeyle tırnakların harika görünüyor.
Use a shimmery highlighter to give your skin a healthy glow.
Cildine sağlıklı bir parlaklık kazandırmak için **ışıltılı** aydınlatıcı kullan.