"share in" in Turkish
Definition
Bir fayda, sorumluluk veya deneyimi başkalarıyla birlikte paylaşmak ya da o konuda yer almak.
Usage Notes (Turkish)
'share in' genellikle olumlu şeylerle (başarı, ödül) veya olumsuzlarla (suç, sorumluluk) kullanılır; 'share' (paylaşmak) ile karıştırılmamalı; genellikle isimden önce gelir; daha resmi bir ifadedir.
Examples
All employees share in the company's profits.
Tüm çalışanlar şirketin kârını **paylaşıyor**.
The children shared in the excitement of the trip.
Çocuklar gezinin heyecanını **paylaştı**.
We all share in the responsibility for keeping the house clean.
Ev temiz tutma sorumluluğunu hepimiz **paylaşıyoruz**.
If you help with the work, you can share in the reward.
İşe yardım edersen ödülde de **payın olabilir**.
I’m glad you could share in our celebration tonight.
Bu gece kutlamamıza **katıldığın için** memnunum.
Nobody wanted to share in the blame for the mistake.
Hata için **suçu paylaşmak** isteyen olmadı.