"shackled" in Turkish
Definition
Birinin veya bir şeyin fiziksel olarak zincirle restrikte edilmesi ya da mecazi olarak özgürlüğünün kısıtlanmış olması durumunu ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok edebi veya resmi dille kullanılır. Hem fiziksel hem de mecazi olarak özgürlüğün ağır şekilde kısıtlanmasını anlatır. 'prangalı', 'zincire vurulmuş' şeklinde kullanılabilir; 'tied' veya 'locked'dan daha baskılayıcıdır.
Examples
The prisoner was shackled to the wall.
Mahkum duvara **prangalanmıştı**.
She felt shackled by the strict rules at school.
Okuldaki katı kurallar yüzünden kendini **prangalanmış** hissetti.
His hands were shackled together.
Ellerini **zincire vurmuşlardı**.
I sometimes feel shackled by all my responsibilities.
Bazen tüm sorumluluklarım tarafından **prangalanmış** hissediyorum.
The new law left many citizens feeling shackled.
Yeni yasa, birçok vatandaşı **prangalanmış** hissettirdi.
You can't move forward if you're shackled by the past.
Geçmişe **prangalanmış** olursan ilerleyemezsin.