Herhangi bir kelime yazın!

"secede" in Turkish

ayrılmak (siyasi anlamda)bağımsızlığını ilan etmek

Definition

Bir bölge veya siyasi yapıdan resmi olarak ayrılıp bağımsız olmak.

Usage Notes (Turkish)

Bu ifade yalnızca siyasi ve resmi durumlar için uygundur; bireylerin veya küçük grupların ayrılmasında kullanılmaz. 'Birlikten ayrılmak' gibi terimlerle eşleşir.

Examples

The region wants to secede from the country.

Bölge, ülkeden **ayrılmak** istiyor.

Some states tried to secede during the war.

Bazı eyaletler savaş sırasında **ayrılmaya** çalıştı.

Leaders voted on whether to secede from the federation.

Liderler federasyondan **ayrılmak** için oy kullandı.

Should a city ever be allowed to secede if most people want independence?

Bir şehirde çoğunluk bağımsızlık isterse, **ayrılmasına** izin verilmeli mi?

After years of negotiation, the territory was finally able to secede peacefully.

Yıllarca süren görüşmelerden sonra, bölge nihayet barışçıl bir şekilde **ayrılabildi**.

Many people fear that if one state secedes, others will follow.

Bir eyalet **ayrılırsa**, diğerlerinin de bunu takip edeceğinden birçok kişi korkuyor.